Türkçede -di ve -miş: hangi geçmiş zaman ne zaman?

Kedi Tarçın koltukta fotoğraf albümüne bakıyor, yanında şaşkın bir konuşma balonu var

Türkçede iki geçmiş zaman var ve ikisi de bitmiş bir olayı anlatır. Aradaki fark, olayı nasıl bildiğin. Gördüğün, kendin yaptığın ya da kesin bildiğin bir şey için -di (geldi) kullanırsın. Başkasından duyduğun, bir işaretten çıkardığın ya da yeni fark ettiğin bir şey için -miş (gelmiş). Birçok dilde iki cümle de "o geldi" diye çevrilir ve karışıklık buradan çıkar.

Dilbilimciler bu farka kanıtsallık (evidentiality) der: bilginin kaynağını gösteren dilbilgisi işareti. Universal Dependencies'in Türkçe kılavuzu bunu açıkça söyler: iki ek de bitmiş bir geçmiş olayı gösterir, aralarındaki fark zamanda değil kanıtsallıktadır. Okul dilbilgisi de aynı ayrımı yapar: -di için görülen geçmiş zaman, -miş için öğrenilen ya da duyulan geçmiş zaman der.

Kendi dilinle karşılaştır

Bu ayrım bazı dillerde dilbilgisinin içinde vardır, bazılarında ise sadece kelimelerle yapılır.

  • Azerbaycan Türkçesi ve Özbekçe konuşanlar bu ayrımı kendi dillerinden tanır. Azerbaycan Türkçesinde gəldi ve gəlmiş Türkçedeki gibi çalışır. Özbekçede keldi gördüğün geçmişi, kelibdi ise duyduğun geçmişi anlatır. Özbekçedeki ekan da Türkçedeki imiş gibi şaşırma ya da yeni öğrenme anlamı verir.
  • Rusça konuşanlar bu farkı fiille değil, kelimelerle verir: говорят (söylendiğine göre), кажется (galiba), оказывается (meğer). Türkçede bu kelimelerin çoğu zaman yerine -miş geçer. Rusçadaki görünüş (вид) farkı ise -di/-miş farkı değildir.
  • Almanca konuşanlar için en yakın yapı sollen fiilidir: Er soll geheiratet haben "Evlenmiş" demektir. Anscheinend ve angeblich de -miş'in anlamına yakındır.
  • Farsça konuşanlar aynı anlamı genelde gūyā ya da zāheran gibi kelimelerle verir. Kar yağmış gibi bir sonucu görünce Farsçadaki barf āmade yapısı da işe yarar, ama Farsçada bu zaman her zaman "duydum" anlamı taşımaz.
  • Arapça konuşanlar yuqālu (söylendiğine göre) ya da yabdū anna (görünüşe göre) gibi ifadeler kullanır. Türkçede bunlara çoğu zaman gerek kalmaz, anlam zaten ekin içinde.
  • Çince konuşanlar tīngshuō (听说, duydum ki) ve yuánlái (原来, meğer) kelimelerini tanır. Birincisi -miş'in duyma anlamına, ikincisi şaşırma anlamına yakındır.

-di: gördüğün geçmiş

-di'yi bir olayın içindeysen ya da bilgi senin için kesinse kullanırsın. Dün Ankara'ya gittim cümlesinde yolculuğu yapan sensin. Başkasından aktaracağın ya da tahmin edeceğin bir şey yok.

Ek dört biçimlidir. Ünlü uyumu kurallarını tekrar etmek istersen Türkçede ünlü uyumu ve ekler yazımıza bakabilirsin. Ekin ünlüsü fiil kökünün son ünlüsüne göre ı, i, u ya da ü olur. Ünsüz de değişebilir. f, s, t, k, ç, ş, h, p sert ünsüzlerinden sonra d, t olur. Buna ünsüz benzeşmesi denir. TDK'nin Yazım Kılavuzu bu kuralı ses uyumları arasında anlatır.

Kökün son ünlüsüÜnlüden ya da yumuşak ünsüzden sonraf, s, t, k, ç, ş, h, p'den sonra
a, ıaldı, yazdıbaktı, çıktı
e, igeldi, sevdigitti, içti
o, uokudu, oldukoştu, tuttu
ö, ügördü, düşündüöptü, küstü

Kişi ekleri doğrudan ekten sonra gelir. Bunlar kısa kişi ekleridir: -m, -n, -k, -niz, -ler.

Kişigelmekyapmak
bengeldimyaptım
sengeldinyaptın
ogeldiyaptı
bizgeldikyaptık
sizgeldinizyaptınız
onlargeldileryaptılar

-di, bugün yaşayan kimsenin görmediği ama herkesin bildiği olaylar için de kullanılır. İstanbul 1453'te fethedildi cümlesi -di alır, çünkü bu herkesin bildiği bir tarih. Adı "görülen geçmiş zaman" olsa da -di için asıl ölçü "kesin biliyorum".

-miş: duyduğun, çıkardığın ya da yeni fark ettiğin geçmiş

-miş, bilginin dolaylı olduğunu söyler. Bunun üç yaygın sebebi var.

  1. Duyma. Biri sana söyledi ya da bir yerde okudun. Ahmet evlenmiş.
  2. Çıkarım. Olayı değil, sonucunu görüyorsun. Dışarı bakıyorsun, sokak bembeyaz ve Kar yağmış diyorsun.
  3. Şaşırma ya da yeni fark etme. Bilmediğin bir şeyi o an anlıyorsun. Bir arkadaşının çocuğunu iki yıl sonra görüyorsun ve Ne kadar büyümüşsün! diyorsun.

Dilbilimciler bu üçüncü kullanıma mirativite, yani şaşırma işareti de der. Wikipedia'nın mirativite maddesi örnekleri arasında Türkçedeki -miş'i de verir.

Biçimi -di'den daha basittir: **ekteki m hiç değişmez**, sadece ünlü dört biçimli uyuma girer: -mış, -miş, -muş, -müş. Yani gitmek, gitmiş olur; "gitmış" ya da "gittmiş" olmaz.

Kökün son ünlüsüÖrnek
a, ıalmış, yazmış, çıkmış
e, igelmiş, gitmiş, içmiş
o, uokumuş, olmuş, koşmuş
ö, ügörmüş, düşünmüş, öpmüş

Kişi ekleri ise -di'dekilerden farklı. -miş, şimdiki zamanda ve gelecek zamanda da kullandığın uzun kişi eklerini alır.

Kişigelmekokumak
bengelmişimokumuşum
sengelmişsinokumuşsun
ogelmişokumuş
bizgelmişizokumuşuz
sizgelmişsinizokumuşsunuz
onlargelmişlerokumuşlar

-miş'i neredeyse her Türkçe masalın başında duyarsın: Bir varmış, bir yokmuş. Anlatan kişi olayları görmediği için bütün masal -miş ile anlatılır.

İsim ve sıfatlarda da aynı ayrım

İki geçmiş zaman isim ve sıfatlara da gelir. Ünlüden sonra araya -y- girer. Hastaydı dersen hasta olduğunu biliyorsun. Hastaymış dersen bunu duydun ya da yeni öğrendin. Aynı kalıp evdeydi / evdeymiş ve öğretmendi / öğretmenmiş için de geçerlidir. Universal Dependencies sayfası da hastaydı ve hastaymış çiftini örnek olarak verir. Günlük hayatta -miş'i en çok burada duyarsın: Pahalıymış (fiyatı yeni gördün ve şaşırdın), Güzelmiş (denedin ve beğendin).

Bahçe çitinde iki kedi: biri bir şey anlatıyor, diğeri şaşkınlıkla dinliyor

Olumsuz ve soru biçimleri

Olumsuz

Olumsuzluk eki -me/-ma, geçmiş zaman ekinden önce gelir. -me/-ma ünlüyle bittiği için olumsuzda -di'deki d hiç t olmaz.

Tablolardaki büyük harf, kelimeye göre değişen sesi gösterir:

HarfOlabilir
Dd, t
Iı, i, u, ü
Fiil-DI olumsuz-mIş olumsuz
gelmekgelmedigelmemiş
almakalmadıalmamış
gitmekgitmedigitmemiş
görmekgörmedigörmemiş

Gitmedim kendin bildiğin bir şeydir. Ödevini yapmamış ise ya duyduğun ya da sonuçtan anladığın bir şeydir.

Soru

Sorularda mı, mi, mu, mü soru eki kullanılır. Burada iki geçmiş zaman farklı davranır ve öğrenci yazılarında en sık hata buradan çıkar.

  • -di'de kişi eki fiilde kalır ve mi en sona gelir: Geldin mi?, Geldiniz mi?, Yaptın mı?
  • -miş'te kişi eki soru ekine geçer: Gelmiş misin?, Gelmiş miyiz?, Gelmiş misiniz? Üçüncü çoğul kişi bunun istisnasıdır: Gelmişler mi?

Olumsuz sorular iki kuralı birleştirir: Gelmedin mi? ve Gelmemiş mi? TDK'nin yazım kurallarına göre soru eki her zaman ayrı yazılır, kendinden önceki kelimenin ünlü uyumuna uyar ve kendinden sonra gelen ekleri alır. Yani geldin mi doğru, "geldinmi" yanlıştır.

Öğrencilerin en sık karıştırdığı yerler

-miş'i "bir kere yaptım" anlamında kullanmak. İngilizcedeki I have been to Turkey ya da Almancadaki Ich bin schon in der Türkei gewesen Türkçede Türkiye'ye gitmişim olmaz. Birinci kişide -miş, farkında olmadan yaptığın bir şeyi anlatır. Uyanıp saate baktığında Uyuyakalmışım! dersin. Kendi yolculukların için -di kullan: Türkiye'ye gittim ya da Daha önce Türkiye'de bulundum.

Duyduğun haberi -di ile aktarmak da sık görülür. Bir iş arkadaşın sana Ayşe'nin istifa ettiğini söyledi ve sen bunu Ayşe istifa etti diye aktarıyorsun. Bu durumda olayı kendin bildiğini söylemiş olursun. Ana dili Türkçe olan biri burada doğal olarak Ayşe istifa etmiş der. -di burada yanlış değildir, ama düşündüğünden daha güçlü bir iddiadır.

Bir de -mıştı'yı duyma anlamında okuma hatası var. -mıştı (gelmişti, yapmıştı), -miş'ten sonra -di gelmesiyle oluşur. Dilbilgisi kitaplarında miş'li geçmiş zamanın hikâyesi adıyla geçer ve bir geçmiş olaydan daha önce olan bir şeyi anlatır. Ben vardığımda tren kalkmıştı. Sondaki -di, cümleyi bir söylenti değil, bilinen bir olay yapar. Bu biçim yazılı hikâyelerde ve B2–C1 okuma metinlerinde çok sık geçer. Bu seviyelerde neler beklendiğini Türkçe seviyeleri A1'den C2'ye yazımızda anlatıyoruz.

-miş'i sertleştirmek başka bir tuzak. Gitti ve baktıyı yeni öğrenen bazı öğrenciler "baktmış" ya da "gittmiş" yazar. Ünsüzü değişen sadece -di; -miş hep aynı kalır.

Son olarak, -miş'in kibarlığını kaçırmak. -miş bir şikâyeti çoğu zaman yumuşatır, çünkü sorunu "yeni fark ettiğin" bir şey gibi sunar. Hesap yanlış yazılmış galiba cümlesi, Yanlış yazdınız cümlesinden daha az suçlayıcıdır. Türkiye'de çalışmak için Türkçe yazımızda aynı yöntem bir maaş sorunu için kullanılıyor.

Kısa diyaloglar

Gördüğün ve duyduğun: iki arkadaş bir futbol maçı hakkında konuşuyor.

A: Dün akşam maçı izledin mi? B: Evet, izledim. Çok güzel bir maçtı. C: Ben izlemedim ama Galatasaray kazanmış, değil mi?

B maçı izledi, bu yüzden -di kullanıyor. C sadece sonucu biliyor, bu yüzden -miş kullanıyor ve değil mi? ile kontrol ediyor.

İşaret ve doğrulama: biri sabah perdeyi açıyor.

A: Aa, kar yağmış! B: Evet, gece yağdı. Saat ikide uyandım, gördüm.

A karı görüyor ve yağdığını çıkarıyor. B uyanıktı ve karın yağdığını gördü. Aynı kar, iki farklı ek.

Şaşırma: bir öğretmen pazarda eski öğrencisiyle karşılaşıyor.

A: Merhaba hocam! Beni hatırladınız mı? B: Tabii ki! Ne kadar Türkçe öğrenmişsin, çok güzel konuşuyorsun!

Öğretmen, öğrencinin ne kadar ilerlediğini o an fark ediyor. Bu yüzden öğrenmişsin çok doğal.

Aktarılan haber: iki komşu merdivende konuşuyor.

A: Duydun mu? Karşı daireye yeni bir aile taşınmış. B: Biliyorum, dün taşındılar. Ben de yardım ettim.

A bir haberi aktarıyor, bu yüzden -miş kullanıyor. B taşınmaya yardım etti ve -di ile cevap veriyor.

Hızlı karar tablosu

DurumunKullanÖrnek
Kendin yaptın ya da gördün-DIDün sinemaya gittim.
Bilinen bir gerçek ya da tarih-DIAtatürk 1881'de doğdu.
Biri sana söyledi-mIşFiyatlar artmış.
Olayı değil, sonucu görüyorsun-mIşYağmur yağmış, yerler ıslak.
Yeni fark ettin-mIşKapı açıkmış!
Farkında olmadan yaptın-mIşAnahtarı evde unutmuşum.
Masal ya da duyduğun bir hikâye-mIşBir varmış, bir yokmuş.
Bir geçmiş olaydan önceki olay-mIştIVardığımda film başlamıştı.

Emin değilsen kendine şunu sor: Bu cümleye galiba, meğer ya da duyduğuma göre ekleyebilir miyim? Ekleyebiliyorsan -miş kullan. Cümleyi düz söylüyor ve arkasında duruyorsan -di kullan.

Bu iki geçmiş zaman, şimdiki zaman, geniş zaman ve gelecek zamanla birlikte çalışır. Onları Türkçede -iyor, geniş zaman ve -ecek yazımızda anlatıyoruz. Günlük konuşmada kısaltılmış biçimler de duyarsın; neyin değiştiğini konuşma dili ve yazı dili farkı yazımızda bulabilirsin. Fiillerin oturduktan sonra sıradaki sistem Türkçede hâl ekleri.

Sık sorulan sorular

-miş, İngilizcedeki present perfect ile aynı mı?

Hayır. İngilizcedeki has done olayın zamanıyla ilgilidir, -miş ise bilginin kaynağıyla ilgilidir. İngilizcedeki I've seen that film Türkçede -di ile söylenir: O filmi gördüm. -miş sadece bir sonucu fark ettiğinde present perfect'e yaklaşır: Kar yağmış.

Görmediğim bir şey için -di kullanabilir miyim?

Evet, onu kesin bilgi olarak görüyorsan kullanabilirsin. Tarihî olaylar, resmî sonuçlar ve doğruladığın şeyler -di alır. -miş, bilgiden şüphe ettiğini değil, onu aktardığını ya da bir işaretten çıkardığını gösterir.

-miş kaba ya da belirsiz mi duyulur?

Hayır. Çoğu zaman daha kibar bir seçimdir, çünkü şikâyetleri ve düzeltmeleri yumuşatır. Ama kendinle ilgili cümlelerde "farkında olmadan" anlamı verir. Bu yüzden Geldim ile Gelmişim farklı şeyler söyler.

-mıştı ile -miş arasındaki fark ne?

-miş, duyulan ya da çıkarılan geçmiştir. -mıştı ise başka bir geçmiş olaydan önce olan bir şeyi anlatır. Duyma anlamı taşımaz.

-di ve -miş'i doğal kullanmak ne kadar sürer?

Belli bir süre yok. Çoğu öğrenci iki biçimi de erken öğrenir, ama düşünmeden doğru olanı seçmek bol dinleme ister. Bir de senin gerçek cümlelerini düzelten birini.

Kitapta kuralı anlamak kolay. Konuşurken Ayşe istifa etti dediğini ise çoğu zaman kendin fark etmezsin. Öğretmenimiz Ceylan'ın ana dili Türkçe, Türkçe öğretimi alanında yüksek lisansı ve sekiz yıllık deneyimi var, dilbilgisini Türkçe ya da İngilizce anlatıyor. Ücretsiz deneme dersinde seni konuşturup bu ayrımı nerede kaçırdığını gösterebilir. Önce seviye testi ile başlamak da bir seçenek.